Deli

  • 58
  • 7
  • 0
  • “Dünya, yöneticileri psikologlar ve halkı da hastalar olan büyük bir tımarhanedir.” (Foucault)
    Foucault “Delilik çoğunluğun koyduğu kurallardır” der. “Doğru yok, yanlış yok, sadece çoğunluğun kararı var!” Kimin deli, neyin delilik olduğuna karar veren de çoğunluktur. İktidar mekanizmalarının yapmak istediği, deliliğin, normalin-anormalin sınırlarını çizdiği gibi, cinsel tercihlerin, bir anlamda hayatın her alanının sınırlarını çizerek, insanları normalleştirme mekanizması içerisine dâhil etmektir. Aslında buna zorunludur, çünkü ancak bu şekilde varlığını sürdürebilir.
    Kısaca iktidar; evde patronluğunu ilan ederken, işyerinde kraldan kralcı olur, gittiğiniz bankada orta seviyeden bir memura dönüşüverir. Böylece her küçük iktidar sahibinin elindeki gücü başarılı bir şekilde kullanma yeteneğine tanık olursunuz.
  • Doğal Faşizm ve Bağlantılı olarak delilik
  • Faşizm 20. yüzyılın başlarında öne çıkan köktenci, otoriteryan bir milliyetçilik biçimidir. Faşist sadece kendi düşüncesinin doğru olduğuna inanan ve diğer insanların düşüncesine saygı göstermeyen hatta diğer insanları da kendi gibi düşünmeye zorlayan insana denir. Ancak insan kendi tanımını diğerleri üzerinden yaparken kendi ırkı, cinsiyeti gibi parçası olduğu fiziki bağların devamı olarak eğitim düzeyi ve okulu, çalıştığı iş yerindeki kurumsal statüsü, sosyal konumunu diğerlerine baskılayıcı unsur olarak kullanır. Okullar daha zeki bireyleri seçmek üzere sınavlar uygulayarak öğrenci kabul eder, iş yerleri bu okullara göre işe alımları gerçekleştirir, bireyler uygulanan bu kurallara göre davranış sergiler. Bazıları da bu etik, dini, toplumsal çerçevelerin toplumu şekillendiren kurallarını kullanarak diğerlerini baskılar. Kurumsal statüsüyle varolan birinin yaptığı ötekileştirme gibi deliliği, eğitimsizliği, dinsizliği veya milliyetsizliği öne sürerek aşağılama bunlara önemli örneklerdir.