• Add to Collection
  • About

    About

    Bir organizasyon için İsviçre'den gelen misafirlerimizle yaptığımız graffiti çalışması.
    Published:
KOWALSKI RIDE: TRABZON BULUŞMASI
KOWALSKI RIDE: TRABZON MEETING
İki gün önce erkek arkadaşım (Mehmet) bir internet sitesi üzerinden Eduard Meltzer'den gelen maili görür ve tüm ofisi ayağa kaldırır. :) Mail'de İsviçre'den 5 araba ile 10 kişi geldikleri ve arabalarının üzerilerine graffiti çizimler istediklerini söylüyorlardı. Değişik arabaların fotoğraflarını gördükten sonra daha çok heyecanlandık. 24.05.2013 tarihinde büyük buluşma gerçekleşti. Mehmet misafirlerimizi almak için McDonald's'ın önüne gitmişti. Bizde ofisteki arkadaşlarla onları bekliyorduk. Arabalar ofisin altına geldiğinde insanlar hayretle arabalara bakıyordu. Trabzon'da olduğumuzu unutmayalım. Ofisin terasında güzel bir kahvaltı yaptık. Eddy balın içindekini peynir sanmıştı, bal-tereyağı ikilisine de bayılmıştı. Çok güzel ve enteresan çizimler olan arabaları; Azerbaycan - Bakü'ye kadar götürüp, bir organizsayon için hediye edeceklermiş. Tabi bunu duyduğumda daha çok şaşırmıştım! Daha sonra kendileri uçakla geri döneceklermiş. 
 
-
 
 Two days ago, my boyfriend (Mehmet) sees a mail from Eduard Meltzer, on some webpage and starts big commotion in office. :)
On mail he said that they are coming from Switzerland with group of ten people on five cars and they are wanting grafiti painting on their car.
We get exited after we saw the photograph of several cars.On 24.05.2013 our great meeting took place.
Mehmet gone in front of McDonald's to greet our guests.We were waiting for them with our friends in office.
When cars parked below the office,people started to look at the cars with astonishment.Let's not forget We are in Trabzon.
On the terrace of the office we had a pleasant breakfast.Eddy presumed it was cheese in honey but he liked the butter-honey duo.
They were gonna take the cars with good and interesting graffiti to Azerbaijan-Baku,and They are gonna give them as gift for some organisation.
Then They are going to return via plane.Of course I was surprised when I heard this!
5 arabadan 2'si bizim yanımızda kaldı, diğerleri Trabzon-Sümela keşfine gittiler. Bir arabayı Eddy, diğerini mimarımız Fatih kullanıyordu. Eddy Fatihe sormuş: "Sana güvenebilir miyim, ehliyetin var mı diye?" Fatih: "No problem, no problem!" demesiyle Hamdi'nin, Fatih arabayı çarptı diye sesinin yankılanması bir oldu! Tam arabalara bindik derken park memuru geldi Eddy'den park ücreti alacak, Eddy elini cebine atarken Hamdi:"NO MONEY, NO MONEY" diye öne atılarak Türk misafirperverliğini bir kere daha bizlere göstermiş oldu. :) Arabalar ile çizim yapabileceğimiz uygun bir mekana gittik. Giderken ne çizileceğinin taslağını çıkarttık. E tabi bizim muhabbetler komedisiz olur mu? Biz teçhizatı kurarken bir yandan kayıt altına alınıyoruz. :) Yorgun bir şekilde evde günün özetini izlerken bir de ne görelim aaa. Bizim ofisin iç mimarı Ali, çizime başlama esnasında fena güldürüyor bizi!  Ali:"Aga ben diyorum şuraya Hz. Ali'nin kılıcını, bi Sultanahmet'i çizelim diye. TÜRKİYE BURA AGA!"  Video için tıkla!
 
-
 
 
2 of 5 cars stayed with us, rest gone to explore Trabzon-Sumela. When we entered our cars,parking officer came to ask money from Eddy.While Eddy was trying to reach his pockets,
Hamdi interfered,saying:''NO MONEY,NO MONEY''.He has shown our Turkish hospitality once again. We have gone to a place where We can do painting on cars with ease.On way We talked about outlines of what is going to be drawn. :) Of course, our conversations cannot be without comic.We were being recorded while establishing Our equipment. When we watched recordings at home after hard day work,guess what? Interior designer of our office, Ali is making us laugh from the begining of drawing. Ali: ''Bro,let's draw sword of Hz.Ali here and the Blue Mosque there. THIS IS TURKEY BRO'' Watch video
Ve çizim başlar!
 
-
 
And drawing starts!
 
Ressam arkadaşımız güzel bir çizim ortaya çıkarırken biz de ona eşlik ediyorduk. Arabaların sorumluluğu Eddy'de idi. Her farklı mekanda bir kişi; çizim yapılacak arabaların sorumluluğunu alıyor ve diğerleri şehri turluyormuş. İsviçre'den bu düzeni koruyarak gelen 2 Türkü düşünemiyorum, her neyse. :) Eddy İsviçre'de profesyonel fotoğrafçılık yapıyormuş. Portfolyosuna detaylı bir şekilde göz atınca ne kadar mütevazi bir insan olduğunu daha iyi anlamış oldum (http://www.eddymotion.ch/). Eddy alışık olmadığı şeyleri görüyordu heralde, bir motosikletlinin bize bakarken önüne bakmayarak gidişini bize taklit ediyordu sonunda "BUFFFFF" diye duvara çarpacağınıda çok iyi yapıyordu doğrusu :)) 
 
-
 
While our friend doing drawing we were accompanying him. Responsibility of the cars was on Eddy. They are giving responsibility to one person for every place they visit. Rest is exploring the city. I am unable to think 2 Turks doing this kind of regulation without arguing. :) Eddy was doing professional Photography in Switzerland. When I looked at his portfolio I had better understanding of how modest he is.(http://www.eddymotion.ch/Eddy was seeing things not familiar to him. He was mimicking what is going to happen the man which passed us with motorcycle while looking at us but not looking at the way. Implying he is going to crash with 'BUFFF''. :)
 
Çizim bitti, ortaya iki penguen ve bir ahtapot çıktı...
 
-

Drawing ended, 2 penguins and 1 octopus appeared...
Dönüş yoluna girmiştik artık. Bir kaza atlattık. Tek cümleyle geçiyorum çünkü gerçekten korkmuştum. Ofiste akşam çayını da içtikten sonra onlar yola koyulmuştu. Gerçekten güzel bir buluşma olmuştı, tekrar bir tesadüf ile karşılaşmak dileğiyle diyorum. :)
 
Sevgilerimle, Şebnem

On the way back we had an accident. I am passing it with one sentence... I was scared so much. They set out after we had evening tea in our office. It was really a good meeting. Hope to meet again with another coincidence :)

With love, Şebnem